Home » Turna’nın Kalbi: Yeniçeri Yoldaşlığı ve Bektaşilik by Erdal Küçükyalçın
Turna’nın Kalbi: Yeniçeri Yoldaşlığı ve Bektaşilik Erdal Küçükyalçın

Turna’nın Kalbi: Yeniçeri Yoldaşlığı ve Bektaşilik

Erdal Küçükyalçın

Published
ISBN :
Paperback
248 pages
Enter the sum

 About the Book 

15 Haziran 1826’da Kara Cehennem Paşa tarafından Yeniçeri karargahının kapısına yaptırılan topatışları köklü bir Osmanlı kurumunun sonuna işaret etmekteydi.Yeniçeri Ocağı kendi patronları olan Sultan II. Mahmud tarafından normal şartlarda “küffara”More15 Haziran 1826’da Kara Cehennem Paşa tarafından Yeniçeri karargahının kapısına yaptırılan topatışları köklü bir Osmanlı kurumunun sonuna işaret etmekteydi.Yeniçeri Ocağı kendi patronları olan Sultan II. Mahmud tarafından normal şartlarda “küffara” karşı savaş anlamına gelen Sancak-ı Şerif açılarak yokedilmişti. Böylelikle dini bir mahiyet kazanan bu ihtilal ertesi gün şeyhülislamınbaşkanlığında toplanan ulema konseyinin Bektaşi tarikatının topyekün imhasına karar vermesiyledevam etmişti.Oysa saldıranların karşısındaki Bektaşi yeniçeriler de müslümandılar. Ancak padişahın huzurundaTürkçe ile okudukları gülbanglarında bile açıkça Muaviye aleyhtarlığı yapan, Ali ve zülfikar motiflerini yücelten, Hacı Bektaş’a “Hünkar” diyen, içki içen, kahvehane işleten yeniçerilerin, bu tarz davranışları gayri-islami kabul eden ulemanın şimşeklerini üzerine çekmesi doğal olup o kadar uzun süre varolmaya devam etmeleri bile başlı başına ilginç bir durumdur.İslamın şekli gerekliliklerinden ziyade özünün anlaşılması gerektiğinde ısrar eden Bektaşi tarikatı ise kendisini koruyan kılıç yani Yeniçeri Ocağı ortadan kalktığında savunmasız kalmış ve kolaylıkla tasfiye edilmiştir.Oysa Osmanlı ordusunun kalbini teşkil eden yeniçeri ocağını kuranlar padişahın yakın koruma ordusunun Bektaşi olmasına karar vermemişler miydi? “Türk’e verilerek” Türk yapılan ve İslam adına “küffar” ile savaşanlar da yine bu Hristiyan doğmuş devşirme çocuklar değil miydi? Ne olmuştu dabu köklü kurum bizzat hamileri tarafından düşman ilan edilebilmişti?Bu kitap kuruluşundan “bozuluşuna” kadar Yeniçeri Ocağını, “Yeniçeri Yoldaşlığı”nı ve BektaşiYolunu ele almaktadır. Turna’nın Kalbi, yeniçeriler hakkındaki önyargı yığınlarını aralayarak nasıl devşirildiklerini, nasıl Türkleştirildiklerini, nasıl Bektaşi olduklarını, askeri organizasyonlarını, terfi sistemlerini, geleneklerini ve Ocağın bir savaşçı kardeşliğine dönüşmesinde Bektaşiliğin nasıl birrol oynadığını ortaya çıkarmak yönünde atılmış bir adımdır.Olub yeniçeri çekdim cefayıPiyade eyledim nice gazayıYolumla sanatımla hizmetimleDahi akran içinde gayretimleDuruşdum ta ki tıfliyyet çağındanYetişdim Hacı Bektaş Ocağı’ndanMimar Sinan